İnstagram Sayfamızı Takip Edin

Yeni bir podcast serisi sizlerle...
YouTube, Spotify ve diğer platformlarada!
...

Gumbuz Com'un sunduğu, Nazlıcan Kovancı (@nazlicankovanci ) ve Yusuf Konca (@koncayusuf ) ile Tırışkadan nağmelerin (@aylaklarofficial )yeni bölümü tüm dijital platformlarda! ...

Doğum günün kutlu olsun. @altuntaserra 🎈🎉🥳 ...

Doğum günün kutlu olsun @simaycelkn 🥳🥳 ...

Bilim

Tüm Yazılarımız

”Bu İşkenceyi Bunlara Kim Yapıyor?” Geçmişten Gelen Bir Söz

Geçmişten Gelen Bir Soru

Hiç düşündünüz mü biri kendi geleceğini yok edebileceğini? Kim yapar ki bunu? Kim niye kendi geleceğini yok etsin ki? Bu bir kişiden çok bir canlı popülasyonu. Biz İNSANLAR! Neredeyse 8 milyar insan. Evet bu 8 milyar insan kendi geleceğini yok ediyor veya yok etmek üzere. Düşünsenize: Size bir yıl boyunca kullanabileceğiniz su veriliyor. Belli bir sınırı var. Ve size bu sudan başka hiç su verilmeyecek.  Atıyorum 30 bin litre. Siz bu suya 4-5 ay kullandıktan sonra bulaşık suyu döküyorsunuz. Unutmayın size başka su verilmeyecekti!. Ne yapmış oldunuz? Aslında 4-5 ay boyunca idareli kullanmaya çalıştığınız suyu kirlettiniz. Ve siz bu suyu 7-8 ay daha kullanacaktınız. Bir nevi kendi geleceğinizi yok etmiş oldunuz. Onu siz gelecekte kullanacaktınız. Şimdi ise kirli suyu içemeyeceğinizden susuzluktan öleceksiniz. Eğer o suyu kirletmemiş olsaydınız ölmeyecek ve yaşamaya devam edecektiniz. Bunu siz biliyordunuz. Ben bunu niye size söylüyorum ki? Değil mi? İşte tamda sorun burada. Benim size bunu söylemem sizi rahatsız bile ediyorken hiç söylemeseydim niye söylemedin diye kızacaktınız. İnsanlığın en büyük sıkıntısı bildiği halde hata yapması. İlla başımıza bir şey gelecek ki ders alalım ve durumu düzeltmeye çalışalım. Ama bu sorunun şöyle bir sorunu da var. Evet bile bile yazıyorum ‘’ bu sorunun şöyle bir sorunu da var’’. Bu hatadan geri dönmek çok ama çok zor. Yaptın mı bu hatayı geri dönüşü yok. Sınav olmanıza benzer. Bir hata yaptığınız da o kağıdı hocanıza verdiğinizde iş bitmiş olur ve artık bir daha o hatayı düzeltmek için kağıdı hocanızdan isteseniz de iş iş den geçmiş olacak. İnsanlığın en büyük sıkıntısı gerçekten de aklını kullanamaması bence. Eğer aklımızı kullansak, biraz hayal etsek, biraz düşünsek. Doğruyu yanlışı mantıklı bir şekilde ayırt etsek. Neden sonuç ilişkisi kursak. Biz her şeyi çözeriz. Her sorunun altından kalkarız. Biz insanlar demir parçasını yüzdürmüş, uçurmuş hatta uçurmaktan öte uzaya kadar çıkarmış bir canlıyız. Neler de yapabiliyoruz değil mi? Demek ki hayal ediliyor ki yapılıyor. (Bende dahil olmak üzere)Bizim gibi aklımızı güç tasarrufuna almıyorlar ki başarıyorlar diğer insanlar. Julies Verne ‘’Ay’a Yolculuk’’ kitabını yazmış. Ama bunun imkansız olduğu söylenmişti kendisine. Sadece bilim kurgu kitabı olarak geçiyordu bu kitap. Ama insan hayal etti ve gerçekleştirdi. İmkansız denileni imkanlı hale getirip başardı. Düşünmemek en büyük eksikliğimizdir. “Düşünüyorum öyleyse varım.” sözü niçin söylendi? Varlığımızı düşüncelerimizle kanıtladığımız şu dünyada neden düşünmeyelim ki? Biz insanları diğer canlılardan ayıran özellik akıllı olmamız değil. Bakın kargalar çok akıllı hayvanlar deriz. O zaman akıllı olmak ayırt edici özellik değil. Bizim aklımızı kullanıp, hayal edebilme, düşünebilme ve üretebilme diye 3 tane özelliğimiz var. Bunlar ayırt edici özelliklerimiz. Bizi düşünüyor, hayal edebiliyor ve üretebiliyor olmamız, farklı olduğumuzu gösterir. Hangi sincabın ‘’Bu yaz bahçeme ne eksem de kışın yesem?’’ derdi var? Peki günümüzde neden aklımızı kullanmak yerine yatıp televizyon seyrediyor, telefonu kurcalıyor, kafamızı koyup saatlerce uyuyoruz. Neden mi nasıl olsa bizim yerimize düşünen birileri var. Hatta cihazlar var. ‘’Akıllı telefon, akıllı TV, akıllı süpürge.’’ Sanki bizim aklımızı almışlar da o makinelere vermişler. Ben bunu kullanmayın demiyorum size. Sadece biraz onlardan gözümüzü ayırıp tavana bakmak. Tavan mı? Tavana bakarken insan muhteşem hayal gücü yeteneğini mükemmel kullanıyor. Ya da o kitap adlı şeyi okuyup bir şeyler öğrensek ve diğer insanlardan bir farkımız olsa. Onlardan bir adım önde olsak. Bizim için o en kıymetli vaktimizi, değerli kullanıp bir şeyler öğrenip kendimizi herkes den bir adım önde tutsak veya birilerine bir şeyler öğretsek. Farklı olsak. Herkes aynı, önemli olan farklı olmak. Farklı olanlar daha fazla dikkat çeker. Renkli bir hayatımız olsa. Düz gri bir kutumu yoksa rengarenk bir kutu mu dikkat çeker? Artık orasınız siz düşünüp insan hayatıyla bağlantı kurun. Şu dünyada her canlı bir işe yarar. Hiç kimse şu canlı hiçbir halta yaramıyor

Kardeşimiz Azerbaycan, dün itibariyle büyük zaferini yayınlandı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün de hayal ettiği Nahçıvan ile Azerbaycan arasında köprü oluştu.

Konuyu bilmeyenler için özetlemek gerekirse:

Yaklaşık 30 yıldır Azerbaycan toprağı olan Dağlık Karabağı işgal eden Ermenistan dan işgal ettiği yerleri geri almak için verilen savaş.

Ermenistan arkasında Rusya olduğu için kendisine çok güvendi ve Azerbaycan’ın şehirlerini vurdu. Masum siviller en önemlisi de çocuklar şehit oldu.  Ermenistan birçok savaş kuralını hiçe saydı. Ne BM ne AB ne de Dünya; Türkiye ve Türk birliği dışında kimse tepki göstermedi. Ermenistan, Azerbaycan’ı kışkırtıp savaşı kendi topraklarına çekmeyi çalışıyordu. Biliyor ki Rusya ile yapılan antlaşmada Rusya yalnızca savaş Ermenistan topraklarında olursa müdahale edecekti.

Fakat Ermenistan, her milletin kendisi gibi “şerefsiz” olmadığını zor bir şekilde anladı. Şanlı Türk Ordusu hiçbir masuma zarar vermeden sadece kendi davasına bakarak Dağlık Karabağ’ı almayı başardı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev gülerek, Ermenistan Başbakanı’na zehir zemberek bir ateşkes antlaşması sundu.

ABD’de seçimleri kazanan Joe Bieden’ın Ermenistan’a müdahale edeceğini tahmin edip korkan Rusya Başkanı Vladimir Putin, bu ateşkes için Türkiye ile birlikte aracı oldu. Ermenistan hiç istemese de bu antlaşmayı imzalamak zorunda kaldı ve Ermenistan kendi içinde birbirine girdi.

Bu antlaşma sayesinde hem Dağlık Karabağ kurtuldu hem de Nahçıvan ve Azerbaycan arasında köprü oluşarak Türk birliği için büyük bir adım atılmış oldu. Artık tüm Türk kardeşlerimizle bağlanmış olduk.

Bir yandan Dalgalanan Azerbaycan ve Türkiye Bayrakları bir yandan ezan sesleri tüm Azerbaycan  ve Türkiye halkı sokaklara döküldü bu şanlı günü kutlamak için.

 

 

İlk Konumuz Teknoloji:

Bazı patateslerin söylediğine göre kadınlar teknolojiden anlamazmış;

teknoloji kadın 670x408 - Kadının Önemi

  1. Dünya’nın ilk bilgisayar programcısı Ada Lovelace bir kadındır.
  2. Wifi ve GPS  teknolojilerinin gelişmesini sağlayan Hedy Lamar adında bir kadındı.
  3. Bilgisayar programlama dilleri için ilk derleyiciyi geliştiren Greace Murray Happer da kadındı.
  4. STP’nin mucidi ve TRILL gibi farklı bağ durumu protokollerinin geliştirmesine büyük katkı sağlayan Radia Perlman da bir kadındı.

Gördüğünüz gibi ne kadar çok haber kanalları ve gazetelerde gözükmese de kimse bahsetme de böyle büyük örnekler mevcut. Unutmayın ki HİÇBİR MESLEKTE CİNSİYET AYRIMCILIĞI YAPILMAMALIDIR.

Bu kadar mı diyecek bazı patatesler, Tabi ki değil! Daha fazla örnek için;