web stats
Yeni Yazı

Muğla Zeybeği

Cevdet Nasuhi Savran:

1895 yılında Muğla’da doğdu. Hacı Nasuhoğlu, Hacı Halil Efendi’nin oğludur. Fahir Savran’ın da babasıdır.

İlköğrenimini, ve ortaöğrenimini Muğla’da tamamladıktan sonra , Yüksek öğrenim için İsviçre’ye gitti. Tıp öğrenimi yaptı. Eski başbakanlardan Şükrü Saraçoğlu ve Mahzar Osman ile arkadaşlığı, İsviçre’deki öğrencilik yıllarında başladı. Cenevre’de Türk yurtlarını birleştirerek 2.Yurtçular Derneği’ni kurdu ve başına geçti. Bu yurt, Avrupa’daki “jön türk” hareketinin Paris’ten sonra önemli merkezi haline geldi.

Kadın haklarının ateşli savunuculuğunu yaptı. Özellikle Avrupa’da Türk haklarını savunma, ülkeye bilimsel düşüncenin yerleşmesi için, insan hak ve özgürlüklerinin topluma mal edilmesi için ciddi çalışmaları vardır.El sanatlarında görgü ve yöntemleri geliştirme, Savran’ın başlıca uğraşı oldu.

Türkiye’ye dönünce, Kooperatifçilik hareketinin başına geçti. Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası’nda uzun yıllar yönetim kurulu üyeliği yaptı. Kooperatifçilikle ilgili yayınlanmış çok sayıda makalesi ve iki de kitabı vardır.

Ayrıca Muğla’dan İsviçre’ye giderken, ayrıldığı nişanlısına ithafen yazdığı ünlü güfte olan

 

Alı da verin benim barıdımınan saçmama

Üç gün galdı şu Muğla’dan gaçmama

Gurbet de sebeb oldu yardan ayrı düşmeme

Aman da aman yaylada bülbül ötmesin

Benim de yarim şu Muğla’dan gitmesin

 

Aman da garanfili saksılarda guruttum

Suyunu da billurlarda durulttum

Aman da ben yarin simasını unuttum

Aman da aman yaylada bülbül ötmesin

Benim de yarim şu Muğla’dan gitmesin

 

sözleri yazdığı iddia edilmektedir. Daha sonra bu sözler, yörenin çalgıcı kadınları tarafından türküleşerek söylenir hale gelmiştir.

1950’li yılların sonunda Muzaffer Sarısözen tarafından Muğlalı müzisyenlerden Raziye Gülten ve Galip Birgili’den alınarak, Muğla Zeybeği adıyla TRT Arşivlerine kazandırılmıştır.

 

GALİP BİRGİLİ

Muğlalı Hacımehmetağalar ailesindendir. Meğri (Fethiye) Mutasarrufu Mehmet Fehmi Bey’in oğludur.1878 yılında Muğla’da doğmuştur. Annesi Adile adlı kadındır.

Mehmet Fehmi Bey ilk evliliğini İzmir’de yaptı ve bu evliliğinden çocuğu yoktur. Daha sonra Rodos’a görevlendirilen Mehmet Fehmi, ikinci evliliğini yapmıştır.

Oğlu Galip ile İzmir’e  geldiği sırada hastalanır ve kısa süre sonra da ölür. Burada Mehmet Fehmi Bey’in ilk eşi bir süreliğine Galip’e baktı.. Galip 14 yaşlarındayken Muğla’ya döndü..

Galip, gençlik yıllarını Muğla’da geçirdi.. Yakışıklı, çevresine karşı her zaman saygılı, sevgi dolu, şen bir kimlikle tanındı.. Müziğe düşkündü.. Ud ve saz çalıyordu. Udu Muğla’ya ilk getirip tanıtan O’dur. Çaldığı saz 14 telli  idi. Arkadaşlarından Ezerağalar’ın Muhammet ile birlikte sık sık eğlence fasılları yaparlardı. Muhammet de 14 telli saz çalardı.

Galip Birgili üç kez evlendi. Eşleri ve çocukları:

Birinci eşi; Curnaoğlu Molla Salih kızı Lütfiye Hanım ile evlendi. Bu evliliğinden Mehmet Fehmi(1898-1978) ve Selahattin (1902-1964) adlı oğulları oldu.

İkinci evliliğini Nazife adlı Muğlalı bir kadınla yaptı ancak çocukları olmadı.

Üçüncü eşi; Yemişendere’den İbecikler’in kızı Dudu (1894-1968)’dur. Bu evliliğinden ;

Perihan (Gökbel)-1910-1978

Neriman (Algan) -1912-1986

Yunus Birgili -1921 …..

Harun Birgili -1926 1977

Adlı çocukları oldu. Çocuklarından Nerimanmüzik konusunda çok yetenekliydi. Keman ve ud çalmayı öğretmesi için Müzik öğretmeni Ömer Azmioğlu Mehmet Sadık’tan ders aldırdılar. Bir süre sonra Neriman ile öğretmeni evlendi.

Galip Birgili ve çocukları Yaka mahallesindeki evlerinde uzun süre oturdular. Damatları Mehmet Sadık ve evin kızı Neriman’ın da katıldığı müzikli eğlence geceleri olurdu. Bu eğlenceler sırasında Galip Birgili’nin ilk sazı kırıldı ve parçalandı. Arkadaşı Muhammet ile birlikte Celali Bahçesi’ndeki eski dut ağacını satın alıp kestiler ve oyma saz yaptırdılar. Bu saz da uzun saplı ve 14 telliydi.(*)

Raziye Gülten ,kadınlar hapishanesinin gardiyanıydı. Güzelliğiyle namlıydı. Müziğe tutkundu. Galip Bey ile tanışıklığı müzik sayesindeydi. Bazen müzikli akşam eğlencelerine o da katılırdı.

Yaka Mahllesi’nden tüm Muğla’yı gören ve bir yandan da Asar’ı seyreden tepeye avlulu evlerinin bahçesine dağdan “geriz” adı verilen kanalla su getirip, suyu tapusuna aldı. Bahçeye büyük bir havuz yaptırdı. Bu havuzun ve ağaçların akşamki görüntüleri eşliğinde saz ve ud çalarak konu komşusuna güzel anlar yaşatırdı.

Galip Birgili’yle akrabalık bağı olan Cevdet Nasuhi Savran,  aynı zamanda Galip Birgili’nin damadı Mehmet Sadık Algan ile de arkadaştı. 1916 yılında  Tıp öğrenimi görmek için İsviçre’ye gitmeden önce nişanlısından ayrılmanın üzüntüsünü anlatan şiirini arkadaşı Mehmet Sadık’a okumuştu. Cevdet Nasuhi Savran’ın nişanlısı o dönemlerde  Hadiye Hanım’dı. Müzik öğretmeni Mehmet Sadık Algan tarafından ilk kez bestelenip söylendiği rivayet edilmektedir. Ancak bestelenmesinin ardından hem Galip Bey, hem de başka müzisyenler bu parçayı okuyup söylemişlerdir. Bestelendiği tarih olarak 1920’li yılların başı kabul edilmektedir.

1942 yılında Muzaffer Sarısözen tarafından Galip Birgili ve Raziye Gülten’den alınıp TRT’ arşivlerine geçirilmiştir..Sözleri üzerinde çok fazla değişiklik yoktur.

Galip Birgili 24 Eylül 1947 yılında vefat etmiştir.

Adsız 447x670 - Muğla Zeybeği

GALİP BİRGİLİ (1878- 1947)

KAYNAKÇA:

1-Yunus Birgili, 17Mart 1921, Muğla (Galip Birgili’nin oğlu)

2-Zera Birgili (Şener),1927, Ula (G. Birgili’nin gelini)

3-Gürkan Birgili (Selahattin Birgili’nin oğlu)

4-Ersan Birgili     ( “       “                “ )

5-Canan Özalp     (Mehmet Fehmi Birgili’nin kızı)

6-Güzin Bilgin     (Perihan Gökbel’in kızı)

7-Mehtap Birgili  (Harun Birgili’nin kızı)

8-Muğlalı Yazarlar ve Şairler Antolojisi –Muğla Valiliği yay.1998

(*) :Bu saz bugün Harun Birgili’nin kızı Mehtap Birgili’dedir.Mehtap Hanım Ankara’da ikamet etmektedir.

 

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir
Başa dön tuşu
css.php
Kapalı

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün