Bilim

MEYVELER NEDEN VARDIR?

5fruit and vegetables ultra hd 4k wallpaper 1280x720 - MEYVELER NEDEN VARDIR?

MEYVELER NEDEN VAR?

Bu soru benim kafamı fazlasıyla kurcaladı ve bu soruya bir çözüm buldum. Bence bu sorunun çözümü şu demeden bu cevaba uygun bir giriş yapmalıyım.

Biz insanlar neden bu kadar pisiz? Tartışmaya açık bir konu ama bence en önemli noktası hayvan-insan ayrımına dikkat etmeliyiz. İnsan ne demektir? “Biraz insan ol ya!” derken ne demek isteriz? İşte buradaki “insan” kelimesinin anlamını merak ettim. İnsan ol derken neyi kast ediyoruz. Mesela bunu bir örnekle açıklayacak olursak: A kişisi, yere çöp atarken gördüğü B kişisine yaklaşarak “Biraz insan olun beyefendi!” dedi. Bu durumda insan yere çöp atmayan bir canlı mıdır? Çöp kavramı nedir ve nasıl sınıflandırılmalıdır ki? İnsan nasıl davranır ki? Yere çöp atmaz, etrafına saygılı, toplum kurallarına uyan, güzel giyinen, temiz giyinen biri olarak tanımlanabilir. Ama bence öyle değil. Bencesi şöyle: İnsan iki ayak üzerinde yürüyen bir canlıdır. Kendi türündeki canlılara sadece üremek için kapışan erkeklere sahip ve kendi alanlarına giren yabancı insanlara zarar verebilecek olan bir türdür. Onun dışında ise kendi türüne zarar vermez. Hem etçil hem de otçuldur. Onu yiyebilecek bir tür daha evrilmemiştir. (İstisnalar vardır. Köpekbalığı, ayı saldırısı vb. gibi.) Toplayıcılık ve avcılık yaparlar. Sosyal hayatları en gelişmiş canlıdır. Hatta kendi aralarında yiyecek vb. gibi şeyleri ticaret yoluyla veya takas yoluyla alıp verirler. Maymunlara benzer bir özellik olarak da ellerinde bulunan 5’er tane olmak üzere toplam 10 tane parmağını çok iyi kullanmaktadırlar. Hatta maymunlardan daha iyilerdir. Diğer canlılar gibi ortama çöp gibi atıklar bırakmamak yerine gittikleri alanda “Buradan insan geçmiştir!” izlenimi verecek atıklar bırakmaktadır.

Benim tanımımda böyle. Tuhaf olan diğer canlılar ortama atık bırakmamaktadır. Atıktan kastımız tezek değildir. Tezek pis bile değildir. Tezek olması gereken bir şey. Eğer o tezek olmasaydı sizler o domatesi, karpuzu yiyemezdiniz. Ama insanlar diğer canlılardan tuhaf bir şekilde arkalarında atıklarını bıraka biliyor ve bu bıraktıkları atıklar kimi 450 yılda kimi 1000 yılda doğada yok olup gidiyor. İşte burada bir soru geliyor aklıma: “Neden atık oluşturuyoruz?” “Atık kelimesi nedir?” Atık aslında, üretim yani alet edevat yapmak için kullandığımız ürünlerden arta kalan hatta bazenleri de üretip doğaya attığımız şeylerdir. Maymunlarda kendi aletlerini yapıyor ama ortamdaki ürünü kullanıyor. Mesela bir çubuk buluyor, yıkılmış veya çürümüş ağacın içine o çubuğu sokarak oradaki böcekleri yiyiyor. Ama bu davranışın sebebi de temel içgüdüler çerçevesinde meydana gelen alt içgüdülerden kaynaklanıyor. Temel içgüdüler: yeme, içme, barınma, üreme.

Bu içgüdüler etrafa zarar vermiyor. Bizim hayvandan ayrıldığımız temel noktalardan biride beynimizin diğer canlılara oranla daha gelişmiş ve daha kıvrımlı olmasıdır. Bu yüzden üretirken arkamızı kirli bırakıyoruz. Ama biz içgüdülerimizi hayvanlara oranla daha az kullanıp beyimizi daha fazla kullanıyoruz. Canlılar bu kadar gelişmediği için sadece içgüdülerini ve alt içgüdülerini kullanıyor. Bu alt ve temel içgüdüleri kullanırken bazı durumlarda, bazı zorluklar çıkıyor ve bu zorluklara karşı içgüdüleri yetemeyip, beyinlerini kullanma kapasitelerini arttırmaları gerekiyor.

Artık sorumuzun cevabına gelebiliriz. “Meyveler neden vardı?” sorusu aslında altında daha gizli bir soru yatıyor. “Bitkilerin neden meyvesi vardır? Bitkiler meyvelere neden gerek duydular?” sorularıdır.

Canlılarda besin konusunu bir türlü anlayamadım. Anlayamadığım kısım şu: Hayvanlar doğadaki hazır ürünleri tüketir kendi besinlerini kendi üretemezler. Ya bir canlı bir başka canlıyı yer ya da bir bitki yer. Veya her ikisini de yiyebilen canlılar vardır.  Yani anlayacağımız hayvanlar “kendi besinini kendi üretemez”. Ama bitkilerde bu durum biraz daha farklıdır. Biyologlara göre bitkiler “kendi besinini kendi üretebilir”. Peki, besinlere günlük olarak ihtiyaç duyarız da bu ihtiyaca neden gereksinim duyulur? Enerji için. Evet, kısaca enerji için. Hayatın devamı için gerekli olan enerji ihtiyacımızı karşılamak. Diğer canlılar yani üreticilerin hemen bir üstü olan otçul canlılar(ilk tüketiciler) bitkilerden biz diğer hayvanlara ilk enerji geçişinin yapıldığı yerdir. Bitkiler kendi ürettiği besinini ne yapar? Onu sizce kullanabilir mi? Ben bir bitkinin enerji ihtiyacını kendi ürettiği meyveden karşıladığını hiçbir kitapta görmedim.

Örneği bir elma ağacı üzerinden gidelim. Elma ağacı elma ürettiği zaman onu kullanması sizce nasıl olur? Elma oluştuktan sonra toprağa düşer ve toprakta elma çürümeye başlar ve toprağa karışır ya da o elma yere düştüğünde veya dalından bir canlı onu alıp yiyene kadar ve onu bir dışkı olarak çıkarana kadar elmanın herhangi bir görevi yoktur. Yok değil!  Bu süreçte elma ağacı elmadan bir fayda göremedi. Yani o depoladığı ve enerjiye dönüştürülmeye beklenen elma ağaca hiçbir faydası yoktu. Ama ağacın üremesine yardımcı oldu. Nasıl mı? Şöyle: O elmanın yere düşmesi örneğinden devam edelim. Elma yere düştüğünde aslında ağaç kendi tohumunu doğaya salmış oldu. Bir elmayı alın ve toprakta bir elmanın gireceği kadar bir çukur açın. O çukura gömün ve sulayın elma yavaş yavaş çürüyecek ve tohum için faydalı olan humuslu toprak meydana gelecek. Herhangi bir canlının çürümesi ile toprak artık verimli bir toprak haline gelir. Bu toprağın adı da humuslu topraktır. Aslında ağaç o elmaları üretirken içindeki çekirdeğe güzel bir ortam, humuslu bir ortam hazırlamayı amaçlamıştır.

Bir başka yöntemde şöyledir: Bu örneği bizim milletimizden verebilirim. Örnek buğdayla başlar. Kurtuluş Savaşında Anadolu kadını çok zor dönemler geçirmiştir. Aç susuz kalmışlardır. Çocuklarının karnını doyurabilmek için analarımız atların dışkılarındaki arpa ve buğdayları toplamış onları yıkamış ve çocuklarına onlarla yemek hazırlarmıştır. Bu örnekte görüldüğü gibi buğdayın üreme çeşidi dışkı yöntemidir. Atın yediği buğday tohumları içinde sindirilmez aynen olduğu gibi dışkı ile çıkar. Buğday at ile farklı yerlere giderek çoğalır ve soyunu devam ettirir. Bu dışkı ile çıkması sonucu buğday için çok verimli bir ortam hazırlanmış olur. Ve buğday soyunu devam ettirmeyi başarabilmiştir. Buna benzer olay ceylanlarda da gözükmektedir.

Evrimsel süreçte buğday normal üreme yollarını yani tohum atma yollarını denemiş olsa da ona en faydalı olan dışkı ile taşınma yollarını at ile başarmıştır. Önemli olan nokta atın bunu yemesini sağlamaktır. Buğday atı kendi üzerine çekmelidir. Nedensizce at bir buğdayı yemez. buğday ata enerji versin ki at buğdayı yesin. Burada buğdayın marifeti atı kendine çekip yani bir nevi yemek ve enerji ile atı kandırabilmek ve gerisini atın dışkısına bırakabilmektir. Meyveler bitkilerin bir besini değildir. Meyveler bitkilerin üreme yöntemidir.

Avatar

Yusuf Konca

Gumbuz Medya'nın kurucularındandır. Ayrıca gumbuz.com'da yazarlık, fikir ve proje danışmanlığı yapmaktadır. ISP ROKET'in sahbidir. Bilim insanı adayı...

Yorum Ekle

Yorum göndermek için buraya tıklayın