web stats
BilimMatematik TarihiYeni Yazı

MATEMATİĞİN PRENSİ JOHANN KARL FRIEDRICH GAUSS KİMDİR(1777-1855)


“ Johann karl Friedrich Gauss, biline diferansiyel geometri, analiz, sayılar kuramı, manyetizma, jeodezi, optik ve astronomi alanlarında katkılarda bulunmuştur. Kendisin “antik çağlardan beri yaşamış en büyük matematikçi” ve “ matematikçilerin prensi” olarak tanınır”

Gauss 1777 yılında Braunschweig Almanya’da doğdu. Yoksul bir ailenin çocuğu olan Gauss zor koşullar altında eğitimine başladı. Braunschweig Dükü Kral Wilhelm Ferdinand’ın verdiği burs sayesinde yüksek öğrenimine devam edebildi. Gauss pek çok matematiksel buluşunu 20 yaşına gelmeden yaptı. Küçük dahi Gauss’un bu özelliğine ilişkin birçok hikaye mevcutsa da bunlardan en meşhur olanı şöyledir:

Gauss’un ilkokul öğretmeni J.G Büttner, öğrencilerinden 1’den 100’e kadar olan sayıları toplamlarını isteyince, küçük gauss cevabı birkaç saniye içinde bularak öğretmenini büyük bir şaşkınlığa uğrattı. Gauss, sayı listesinin iki zıt ucundan birer sayı alıp topladığında hep aynı sonucu elde ettiğini görmüştü:                                                                 1+100= 101, 2+99= 101, 3+98= 101, gibi. Böylece 1’den 100’e kadar olan sayıların toplamı 50×101= 5050 oluyordu”                         videolu izlemek isterseniz:

Gauss aldığı bursla 1792’den 1795’e kadar Collegium Carollinum’da( Günümüzdeki adıyla Braunschweig Teknik üniversitesi) öğrenim gördü. 1795’te Göttingen Üniversitesi’ne girdi. Burada da 3yıl eğitimine devam etti.

Gauss 1796 yılında önemli birçok keşifte bulundu. Bunlardan ilki; pergel-cetvel kullanarak düzgün bir onyedigenin nasıl çizileceğini bulmasıdır. Ayrıca pergel-cetvel kullanılarak her çokgenin çizilemeyeceğini, belirli çokgenlerin çizilebileceğini gösterdi.        ( Başka bir anlatımla, kenar sayısı bir Fermat asalı olan her düzgün çokgenin, yalnız cetvel ve pergel kullanılarak çizilebileceğini ispat etti.) Böylece Antik Yunan’dan beri matematikçileri meşgul eden bir konuyu açıklığa kavuşturmuş oldu. Bu nedenle doğduğu şehir olan Braunschweig’de Gauss’un on yedi köşeli bir kaide üzerinde yükselen bir heykeli bulunmaktadır.

Gauss, yine 1796’da, modüler aritmetik fikrini kullanarak, sayılar kuramında “ karesel karşılıklı ilkesi” olarak bilinen önemli teoremi ispatladı. Teorem, ikinci dereceden denklemlerin çözülebirliğinin belirlenmesini sağlıyordu. Aslında ilk defa Euler ve Legendre tarafından ortaya atılmış ancak ispatlanamamıştı.Yine aynı yıl içinde Gauss, her tamsayının en fazla üç üçgensel sayının toplamı olarak yazılabileceğini kanıtladı

1799 yılında Cebirin temel Teoremi’ni kanıtlayarak( n. dereceden bir cebirsel denklemin tam n tane kökü vardır) doktora derecesini aldı. Matematiğin hemen her dalında çalışan Gauss 1801 yılında aritmetiğin temel teoremini kanıtladı: Her doğal sayı asal sayıların çarpımı olarak bir ve yalnız bir şekilde gösterilebilir.Gauss, Euclides(Öklid) Geometrisi’nin alternatifi olacak yeni bir geometri geliştirdiğini söylese de bu çalışmasını yayınlamadığı için aynı konuda çalışmalarını yayınlayan Lobaçevski ve Bolyai, Euclides dışı geometrilerin kurucusu  olarak bilinirler.

1832 yılında manyetik olayların ölçülmesini olanaklı kılan sistemi geliştirdi. Bu nedenle manyetik akım birimine “gauss” adı verildi.

1833’de telgraf cihazı yaptı.

Gauss’un sayılar teorisi üzerine yazmış olduğu ilk büyük eseri Aritmetik Araştırmaları ona büyük ününü kazandırmıştır. Ona göre, sayılar  teorisi çok önemlidir: “Matematik, bilimlerin kraliçesi olduğu gibi, sayılar teorisi de matematiğin kraliçesidir.” Eseri okuyan Lagrange ise Gauss’a şunları yazmıştır:

“Eseriniz sizi bir anda birinci sınıf matematikçiler arasına yükseltmiştir.Uzun zamandan beri yapılmış en güzel analitik keşfi ihtiva eden son bölümü çok önemli kabul ediyorum”

1 ocak 1801’de Ceres adı verilen gezegenciğin bulunmasıyla Gauss astronomiye ilgi duymaya başladı. Sınırlı sayıda gözlemden yararlanarak bu gezegenciğin yörüngesinin hesaplanmasından sorunlar yaşanırken, Gauss, 8. dereceden bir denklem yardımıyla sorunu çözdü.Gauss’un ikinci eseri, 1802 yılında bulunan diğer bir gezegencik olan Pallas’ın hareketleriyle ilgilidir.Tüm bunların yanı sıra Gauss, 1821 yılında resmi bir jeodezi araştırmasına bilim danışmanı oldu. Gauss ilk evliliğini 1805 yılında yaptı ve bu evlilikten iki çocuğu oldu.Üçüncü çocuğunun doğumu sırasında karısı hayatını kaybetti. Doğan 3. çocuğu da bir yıl sonra öldü. Acılı bir dönemden sonra 1810 yılında ikinci evliliğini yaptı. Gauss’un bu evlilikten de 3 çocuğu oldu. Bu eşi de 1831 yılındam hastalanarak vefat edince Gauss’a ölümüne kadar kızlarından Therese baktı. Gauss Tanrıya iman eden, oldukça dindar ve muhafazakar bir insandı. Gauss 1855 yılında Göttingen’de öldü. Beyni araştırma için muhafaza edildi ve bugün hala Göttingen Üniversitesi’nin tıp fakültesinde formalin içinde korunmaktadır.

Gauss’un anısına;

– Gauss’un resmi 1989-2001 yılları arasında, bir normal dağılım eğrisiyle beraber, 10 DM banknotlarının üzerine basılmıştır.

– Almanya’nın Dransfeld kentindeki 51 metrelik beton gözlem kulesinin adı Gauss kulesi’dir.

– Cgs sistemindeki manyetik alan birimi 1 Gauss’tur. Gauss’un ismi matematik ve fizikte pek çok teorem, formül ve kavrama verilmiştir.

– 1977’de, Gauss’un doğumunun 200. yıl dönümünde, Doğu Almanya ve Batı Almanya’da ayrı ayrı hatıra pulları basılmıştır.

– Ay’daki Gauss krateri, “1001 Gaussia” astreoidi ve Antartika’da sönmüş bir volkan olan Gaussberg, Gauss’un anısına isimlendirilmiş bazı doğal oluşumlarıdır.

Daha Fazla Göster

Emir Sancaktar

Gumbuz.com’da Yazar, ISP Roket’te Yakıt ve tasarımcı ayrıca ortağı. Felsefe ve evrim teorisi hakkında bilgi sahibi. iletişime geçmek için instagram: emirsancaktar3434

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
css.php
Kapalı