Felsefe Yeni Yazı

KONUŞMA İHTİYACI

cocugumun konusma terapisine ihtiyaci var mi - KONUŞMA İHTİYACI

Konuşma,bir insanın başka bir insana ya da topluluğa duygu ve düşüncelerini sözle anlatmasıdır.

İnsanı öteki canlılardan ayıran temel özelliklerden birisi düşünebilmesi ve düşündüklerini başkalarına aktarabilmesidir.Belli bir toplumun bireyi olan insan, yaşamsal ihtiyaçlarını giderebilmesi için çevresiyle ilişki kurmak zorundadır. Öğrencinin öğretmeninden bilgi istemesi,ustanın çırağından isteklerini bildirmesi,bir satıcının alıcıyla ilgilenmesi, avukatın mahkemede savunma yapması,politikacının seçmenleriyle buluşması…çevreyle kurulan ilişkilere örnektir. Bu ilişkileri kurarken dil denilen araçtan yararlanır..Bu yararlanma iki türlü olur. Sözle veya yazıyla…

İnsan çevresiyle ne denli başarılı ilişkiler kurarsa o denli başarılı olur. Bulunduğu toplulukta sevilir,sayılır; sözü geçen ,etkili kişi olur..Dost edinip,liderlik yapabilir. İş yaşamında ve diğer uğraşlarında başarı elde eder.Bunu da dili sayesinde yapar..

Konuşmanın günlük yaşamımızda yeri büyüktür. Ev,okul,işyeri,sokak,basın,toplantı yerleri,misafirliklerde konuşma ihtiyacı vardır. Hoşa gitmeyen yersiz konuşmalar,kişiyi güç durumda bırakır.Çok kez dileğini yerine getirmesine engel olur..”Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” atasözü bu amaçla söylenmiştir.Konuşmakla çözülemeyecek sorun yok gibidir. Önemli olan konuşma kurallarını az buçuk bilmektir. Şimdi diyebilirsiniz ki “Hocam, konuşmanın ayrıca kuralı mı olur? Ben doğal olarak konuşurum..” Evet,  konuşma kuralları. vardır..

Çoğu kimseler toplulukta konuşurken aşırı derecede heyecanlanır, içlerine korku düşer.Düşünemez, duyamaz olurlar. Düşüncelerini toparlayıp bir türlü aktaramaz..Söyleyeceklerini birden bire unutuverirler. Sıradan konuşmalarda böylesi durumlar az görülür fakat  özel konuşmalar veya topluluk önünde konuşmalarda sıklıkla rastlanır..

Demek ki konuşma için önceden bir takım tecrübeler de etmek gerekir. Heyecanımızı yenmek için gereklidir bu.. İkinci olarak konu seçimi de önemlidir. Birikimlerimizin yoğunluğuna göre konuşmalara aktif olarak katılmak gerekir. Üçüncüsü, karşımızdakilere saygılı olmak zorundayız. Başkalarına da söz hakkı tanımalıyız. Eleştirilere açık olmak da önemlidir. Sabırlı olmalı,hemen tepkide bulunmamalıyız.. Ani reflekslerle tepkileri dile getirmek bazen kötü sonuçlar da doğurabilir..”Öfkeyle kalkıp zararla oturmak” sözü bu amaçla söylenmiş..Konuşmada kendine güvenmek işin aslıdır Kendine güvenmenin yolu da bilgiden geçer. Bilgili olmak,konuşma alıştırmaları yapmak, tartışabilir hale gelmek önemlidir..

Birikim kazanmadan konuşmak bizi zor durumlara da düşürebilir. Birikim için de önce “dinlemek” gereklidir. Mevlana’nın dediği gibi;

“Mecliste arif ol kelam dinle

El ikin söylerse sen birin söyle”

Kısacası yüzmeyi öğrenmek için önce suya girmeyi gerektiriyorsa; konuşmayı öğrenmek de topluluk karşısında söz söylemeyi gerektirir.

Güzel ve etkili konuşabilmek için  sürekli bir tutkuyla çalışmak  gerekir. Çünkü güneşin altında çalışınca her şeyi başarabilir insanoğlu..

Ben, nerde yaşlı bir bilge görsem dinlemekten zevk alırım. Sonra da dinlediklerimi sentez yoluyla konuşmalarımda kullanmak için  saklarım..

Konuşmamaktan korkmayalım ve birikimlerimizi her konuda arttırmaya çalışalım…