Bilim Felsefe Tarih

İÇGÜDÜLERİMİZ NEREYE KAYBOLDU?

31556713 853789451477023 6092833029783289856 n - İÇGÜDÜLERİMİZ NEREYE KAYBOLDU?

İÇGÜDÜLERİMİZ NEREYE KAYBOLDU?

                Bu soru ile ne olduğumuzun cevabını verebilir miyiz? Daha doğrusu “kim olduğumuzu”…

Hayatta nerden geldiğimizi, kim olduğumuzu unutmuş gibi bir halimiz var. “İnsan ol!” kelimesi ile işi bitirmiş gibi bir halimiz var. Asıl “insan” kelimesinin açıklaması nedir? “İnsan olmak” ne demektir?

Belki de çoğumuz birer “HOMO SAPİENS” olduğumuzu bilmez. Ama artık bilme vakti geldi. Şu sorunu kafamızda çözmemiz gerekiyor ki evrim ve sizin hikâyenizin ne olduğunu anlayalım: Evrim bize “insanlar maymundan evrilmiştir” demez, aslında bize “maymunlarla insanlar ortak bir atadan gelir” der. Öyle zaman düşünün ki ortalıkta hiç insan yok. Yıl MÖ 200.000 ilk insan doğuyor. Daha doğrusu vücut yapısı olarak ilk insan. Daha modern insanın yani bu doğan homo sapiens ’in,  modern homo sapiens haline gelmesine bir 150.000 yıl daha var. Günümüzden tam 50.000 yıl önce yeni insan oluşmaya başladı. Bu yeni insandan kastımız günümüzdeki insan gibi davranabilme yetilerine sahip olan insandır.  Peki, insan bu 150.000 yılda bunu nasıl başardı? Bakın, Zekâyı şöyle tanımlıyor insanlar “Zekâ ne kadar bilgi bildiğimiz ile bağlantılı değildir. Günlük hayattaki soruları, sorunları nasıl çözdüğüdür.” Diyorlar. Peki, bu yeni modern insanın günlük sorunları ne idi? “Ya abi devlet mi kursak böyle zor oluyor? Peki devlet kuracağız da ideal devlet nasıl olmalı?” gibi değil. İnsanların ilk önce yemek yeme sorununu çözmesi gerekiyor. Sonra barınma ve en sonunda da nasıl ve ne için savaş yapmalıyız sorusunu çözmeleri gerekiyor. Yemek yeme işinde denemeler yaptılar ve ilk önce bitki yemeye başladılar. Kimi öldü kimi yaşadı… Bu durumu anlayınca hangileri yenir hangileri yenmez bilmeye başladırlar. Bazı canlıların –etçillerin- bazı canlıları –otçulları- yediğini gördü. Ve avlanmaya başladık. Bu sorunu çözünce zekâmız birazcık daha arttı. Eti çiğ yedik. Biraz daha arttı. Pişirdik daha da arttı. Pişirdik mi? Evet artık eti pişirmeyi öğrendik. Nasıl mı? Şöyle: Taş devirlerini az bir şey bilirsiniz herhalde? Sırayla sayacak olursak Eski Taş(Paleotik)-Orta Taş(Mezolitik)- Yeni Taş (Neolitik) bu taş devrilerinden bahsetme sebebim ise ateşi bunların birinde bulduk. Kimin de mi? Orta Taş yani Mezolotik çağda bulduk. Eski taşta taşları kullanıyorduk ama onlara şekil vermiyorduk. Etrafta bulduğumuz bu taşlarla avlanıyorduk. Sonra bu taşları sürtüp şekil verdik. Çağ atladık artık orta çağdaydık. Hayvanları daha kolay bir şekilde avlıyorduk. Zekâmız arttıkça arttı. Doğadaki o sıcak ve ışık saçan “şeyi” bulduk. ATEŞ’i bulduk. Dönüm noktamızdı artık. Bunu ısınmak için kullandık ilk önce ve sonra diğer canlıların ateşten korktuğunu gözlemledik. Eşyalarımızı yanımızda taşıyorduk. Bunların arasında ise et de vardı ama çiğ idi. Ateş yakmayı öğrendik. İnsanlar gece üşüdüğü için ve korunmak için ateşin kenarında toplanıyordu. Yanında taşıdığı çiğ eti başka hayvanlar almasın diye ateşin kenarına koyuyordu. Et pişmişti. Belki de ilk defa ağzımızın tadını orada öğrendik. Pişmiş et tadı daha güzeldi ve sindirimi daha kolaylaşıyordu. Bir kez daha çiğ eti ateşin yakınına bıraktık ve bir kez daha. Zekâmız artıyordu. Çiğ eti sindirmek zordu. Pişmiş eti sindirmek kolay ve bize vakit kazandırıyordu. Pişmiş ette zararlı şeyler ölmüştü. Yani artık biraz daha sağlıklıydık. Zekâmız arttı ve deneme yanılma yoluyla eti nasıl daha iyi pişirebileceğimizi öğrendik.

16585359 1400956413289735 8936913072719659008 n 569x670 - İÇGÜDÜLERİMİZ NEREYE KAYBOLDU?

Et belli bir yere kadar yetti. Artık avlanacak hayvan azalmıştı. Dere kenarlarında yaşıyorduk zaten. Etrafta topladığımız buğdayları yiyorduk ve çöplerini etrafa atıyorduk. Ve bir gün baktık ki o attığımız buğday çöplerinden bir daha buğday başakları vermiş. Tarım yapmayı öğreniyorduk. Yerleşik hayata geçmeye başladık. Nerede mi? Dere kenarında tarım yapmaya başlayarak. Kimi insanlarda kimi insanları görerek aynısını yaptı. Kimileri de taklit etmek yerine onları çaldı. Bazı tarım yapan insanların hasattı o zamanlar kötü geçiyordu. Bu yüzden o da çalıyordu.

İnsanlar artık koloni halinde yaşamaya başladılar. Ürettikleri ortak çocukları ortaktı. Anne- baba kavramı daha yoktu. Çocuk koloniye aitti. İnsanlar ortak üretip tükettikleri için bir kaynaşma ve toplumlaşma söz konusuydu. Ama bazı hırsızlar vardı. Bunlar daha bir toplum kuramamış veya üyesi olamamış insanlar ya da o dönem hasatları kötü geçmiş kolonilerdi. Bu hırsızlar yemek bulunan kolonilerden yemekler çalıyordu. İlk savaş bu zaman başladı. Bu savaş olayı sadece bize özgü sanki. Çalmak nasıl diğer canlılar tarafından doğal ise bizim içinde o kadar doğaldı. Tabii diğer canlılarda bir hırsızlık olayında “çalsın ya ne yapalım” demiyorlar anlık olarak kavga oluyor. Ama gidip onlara sonrada öç almak için saldırmıyorlar. Bizde ki durum biraz farklı. Bizden yemek çalarsalar bizde onlara “gider” -dikkat edin gider- saldırırız. İnsanı insan yapan belki de savaştır. Bu yüzden hâlâ dünyaya insan olduğumuzu gösterebilmek için atom bombaları yapıp insanların üzerine atıyoruzdur.

29403272 600945103592529 3549055034303971328 n 670x451 - İÇGÜDÜLERİMİZ NEREYE KAYBOLDU?

İnsanlık o kadar kendini kaptırdı ki bu insan olma merakına. Nereden geldiğimize ve kim olduğumuzu unuttuk. Hatta birer hayvan olduğumuzun bile farkında değiliz. Bir birimize hayvan diyerek hakaret ettiğimizi düşündük. Kendimizi doğanın dışında bir canlı olarak gördük. İçgüdülerimizi kullanma işinin sadece hayvanlara ait olduğunu düşündük. Bundan sonra içgüdülerimizi kullanmak yerine aklımızı kullanmayı tercih ettik. Hatta topluma içgüdülerimizi kullanmanın ayıp bir şey gibi gösterdik. Hâl bu ki bizlerde birer hayvandık. Ve içgüdülerimizi kullanmak gibi bir hakkımızda vardı. Artık onları bastırıyoruz. Unutmayın ki içgüdülerinizi kullanmak ayıp bir şeyse üremeyide acilen bırakmamız gerekiyor.

 

Kaynak: https://www.wikipedia.org/

https://www.instagram.com/wwf_turkiye/?hl=tr

Fen Bilimleri Yayınları Tarih Konu Anlatım Ders Kitabı Sayfa: 23, 2018.

Avatar

Yusuf Konca

Gumbuz Medya'nın kurucularındandır. Ayrıca gumbuz.com'da yazarlık, fikir ve proje danışmanlığı yapmaktadır. ISP ROKET'in sahbidir. Bilim insanı adayı...

Yorum Ekle

Yorum göndermek için buraya tıklayın