e
sv

Hayat Felsefesinde ki İNANÇ?

avatar

Sungu Erdem

  • e 1

    Mutlu

  • e 0

    Eğlenmiş

  • e 0

    Şaşırmış

  • e 0

    Kızgın

  • e 0

    Üzgün

 

Günümüzde çoğu insanın görüşü aynı olsa da her insanın bir hayat felsefesi vardır. Sizlere bu yazımda kendimin üzerinde sürekli kafa yorduğu hayat felsefemin içindeki inanç kavramını anlatmak istiyorum. Öncellikle şunu belirtmek istiyorum kimseye kendi görüşüme çekmek istemiyorum yalnızca benim görüşümden faydalanıp kendi fikirlerinizi oluşturmanızı ya da geliştirmenizi istiyorum.

Sizlere bir örnek vererek başlamak istiyorum. The Sims 4 oyununu eminim çoğunuz biliyorsunuz, bilmeyenler için küçük bir bahsedeyim, oyun bizim dünyamız gibi aile kurabiliyorsun ev alabiliyor oluşturduğun aileyi yönetiyorsun. Konuyla ne alaka diyeceksiniz ? Sims serisi hepsi birine benzer fakat hepsini birbirinden ayıran bir fark vardır. Oda yarattığınız bireylerin yapay zekasının aldığı kararlar. Özellikle sims 4 sırf bunun üzerine kurulu. Oyun amacı nedir peki ? acaba bizde simülasyonda mı yaşıyoruz? Beynimizin hayatımızı kurguladığı bir rüyada mıyız?  Aldığımız genler, DNA zincirleri atomlar birkaç bilgisayar kodundan mı ibaret? gibi sorular sordurup hayatı sorgulamamızı düşünmeye ve hayatı sorgulamamızı sağlamaktı. Bu oyun bile insanlara farklı bir görüş katmak için yapıldı. Düşünün ki farklı fikirler ne kadar önemli. Hatta şuan ki robotların tasarlanma felsefesinde bile bu var çoğu insanın aynı olduğunu ve sonlarının onlar gibi olduğunu gösteriyor bizlere.

Şuan için benim kafamın içi karmaşık bir ağ gibi karışık olsa da bir simülasyonda olduğumu varsayıp kendime şu soruları sordum. Her oyunun bir hilesi var dimi ? O zaman hayatın hileleri de var mıdır diye ? ve bir cevap bulabilmiş olabilirim. Hayatta bir hile keşfetmiş olabilir, İnanmak.

İnanmak: Yüzyıllardır insanlar, bir şeylere inandılar ve ya kazandılar ya da kaybettiler. Burada devreye İnsanlar neden bir şeylere inanıyor ?

Belki de bu bize verilen bir hayat hile ?  düşünün bizim allah dediğimiz yaratıcıya inancımız iyi şeyler getirmiyor mu ? ya da mesela bir insan, ineği inanıyor ve ona olan inancı bizim ki saf olduğu için onunda başına iyi şeyler getiriyor ? Benim fikrime göre bilim insanları zamanı tanımlamakta yanlış düşünüyor, zaman dediğimiz şey bence evrendeki düzenin ta kendisidir. Nasıl ki zaman düzense inanmakta bunun gibi bir şey olabilir mi ? Bu sorularıma belki bir cevap niteliği taşıyan örneği 18 Mart 1915’te Seyit Onbaşının 276 kilogramlık top mermisini tek başına kaldırması ve bunu bir daha yapamaması. Düşünün ki bir savaşta yaralısınız seyit onbaşı gibi kuvvetlisiniz, etrafınızda belki de en yakın arkadaşlarınızın cesedi var ve birde bir top mermisi var. Sizin yaralı halde o psikolojiyle o mermiyi kaldırmanız neredeyse imkansız gibi bir durum. Peki sizin inancınız o mermiyi kaldırmaya yetecek kadar güçlü mü? ya da şöyle soralım, Seyit Onbaşı o mermiyi kaldırma inancı güçlü olduğu için mi kaldırdı ?

Biliyorum, çok soru sordum. Hayatımın çoğunluğu düşünmekle geçiyor orada da soru soruyorum kendime sonra sorduğum sorulara tekrar soru soruyorum ya da cevaplamaya çalışıyorum. Sizlere başta da belirttiğim gibi yeni bir bakış açısı sunmak istedim umarım yararlı olmuştur.

Unutmayın ki Hayat, farklı olanlar için güzeldir.