Bilim Felsefe Tarih

ANTİK YUNANLILAR NEDEN BİR BEZ PARÇASIYLA GEZİNİYORLARDI?

Antik Yunanlılar tarihte bin bir türlü buluşlara sahip bir bilgi topluluğuydu. Matematikten Fiziğe, Kimyadan Biyolojiye her türlü alanda çalışmışlar ve “Kafa yormuşlardı”. Ve kültürleri çok tuhaftı. Baktığımız zaman yaşamdan ve giyiniş tarzından tamamen farklı ve bir amaç uğruna kurulmuş bir kültürleri vardı.

Antik Yunan’ın giyiniş tarzının sebebi neydi acaba?

Aslına bakarsanız bu konuyu tarihsel süreçten değil de daha çok felsefi açıdan değerlendireceğim. Bu soru aslında aklıma (yani yazımın başlığı) annemle tartışırken birden kafamda şimşekler çakarak geldi. Annemi bu soru ile belki düşünmeye teşvik edebilecektim ve tartışmayı daha güzel bir alana çekecektim.

Antik Yunan’da üstün felsefeciler ve bilim insanları yaşıyor ve insanlar onlardan eğitim alıyordu. Bütün bildiğimiz düşünürler ve bilim insanları hep bir birinin öğrencisi olarak devam etmiş bir “nesilden nesile bilgi aktarımı” sistemi düzeninde güden bir okul sistemi varmış. Tabii bu okullar bahçeli, spor salonları olan, müdür odası, kantin vb. şekilden ziyade bir hocanın etrafına üşüşmüş bir yığın öğrencilerden oluşan bir okuldu. Bu okullardan biride “Öklid Okulu”. Bu okulda okuyan insanlar matematiğin kilit noktası olan Öklid’den bin bir türlü matematik dersi görüyorlardı. Buna bir örnek olarak da “Arşimet” i verebilirim. Bana tuhaf gel ise ki en sevdiğim tarafı Arşimet’in matematik okulu olan Öklid Okulu’na gitmesine rağmen bir Fizikçi olarak hayatına devam etmiştir. Yetmemiş astronom, mühendis ve filozofluk ta yapmıştır.

Bu insanların bizlerin ve tüm dünyada ki ders kitaplarında yer almasının sebebi ise sürekli düşünüyor ve merak ediyor oluşuydu. Sürekli bu işlerle ilgilenen insanlara bakınca adamlar bu konuları düşüneceğim derken üstüne başına bakmaya zaman ayıramıyor hatta onu düşünmeye sıra bile gelmiyordu. Arşimet demişken bu konuyla ilgili çok güzel bir örneği var. Arşimet ile kral hikayesini bilirsiniz. Bir gün kral bir saf altından taç yapılmasını ister adamlarından. Ama tamamen saf altından istiyormuş. “Saf altından” yapılmış tacı krala getirmişler ama kral inanmamış ve Arşimet’i çağırtmış. Arşimet’ten bunun saf olup olmadığını sormuş. Hikaye böyle devam eder. Arşimet düşünüyormuş düşünüyormuş ama bir türlü bulamıyormuş. Hamama gitmiş suya oturduğunda suyun yükseldiğini anlamış ve su hacmindeki değişikliği bulmuş. Bizim Arşimet durur mu? Durmamış. Koşarak ve aynı zamanda çıplak bir şekilde “Eureka!” diye bağırarak eşinin yanına gitmiş.

Adam sevinciyle üstünü başını giymeyi unutmuş. Tabii ki sizden ben sizde bir şey bulunca üstünüz başınızı soyun çıplak bir şekilde koşuşturun demiyorum. Önemli olan düşünmekten, kafa yormaktan dolayı üstünü başını giymeyi unutması.

Bu Antik Yunan’da insanlar bir hayli ilginçler ve beni hâlâ şaşırtmaya devam ediyorlar. Asılında burada benim kıyafetle gezip gezmemelerini anlatmak değil amacım. Amacım bu adamların bu kadar az bilginin, kitabın ve teknolojik imkânın az olduğu noktada bir şeylerle uğraşmaları, hayal etmeleri ve sürekli düşünmeleri. İster çıplak gezin isterseniz yorganla ama önemli olan nokta “DÜŞÜNMEK” tir. Bizim dünyada olma amacımız belki de şu: “Neden varız ve her şey neden var?” sorusuna cevap aramaktır.

Kaynakça:

http://www.wikizero.co/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvRXVyZWt

https://www.wikipedia.org/

https://www.dmy.info/

Avatar

Yusuf Konca

Gumbuz Medya'nın kurucularındandır. Ayrıca gumbuz.com'da yazarlık, fikir ve proje danışmanlığı yapmaktadır. ISP ROKET'in sahbidir. Bilim insanı adayı...

Yorum Ekle

Yorum göndermek için buraya tıklayın